Bir Tatlı Kaşığı Acı Hakkında…

Bir kitap yazma fikri, ‘Bir Tatlı Kaşığı Acı’nın doğumundan çok önce zihnimde demlenen eski bir hayaldi. Okuduğum her eserde, ‘Eğer bu benim kalemimden çıksaydı…’ diye düşünmekten kendimi alamazdım. Benim kitabım, okuduğum o yüzlerce kitapta bulamadığım o ‘farklı’ şeyi sunmalıydı okura.

‘Nasıl başlıyorsa öyle bitmeli’ ilkesi, ‘Bir Tatlı Kaşığı Acı’nın temel direği oldu. Kurguyu tamamen bu motto üzerine inşa ettim. Sayfalarında aşk, entrika ve ihanet olmalıydı; ama hepsinden öte, okuru her an şaşırtacak sürprizler barındırmalıydı. Çünkü inanıyorum ki bir roman, merak uyandırdığı ölçüde okunur, şaşırttığı ölçüde dilden dile dolaşır ve okurun kendinden bir parça bulduğu ölçüde evlere konuk olur. Bu yüzden hepsi bir arada, eksiksiz ve kusursuz olmalıydı.

‘Bir Tatlı Kaşığı Acı’, yıllar süren bir kurgu ve fikir işçiliğinin sonunda dünyaya geldi. Ancak hikâyenin bazı noktalarını bilinçli olarak okurun hayal gücüne bıraktım. Çünkü bir eser, okurunu ne kadar hayal kurmaya teşvik ederse, onunla o kadar bütünleşir.

Sizlerden gelen değerli geri bildirimler, yılların emeğinin boşa gitmediğini ve bu hikâyenin ne kadar sevildiğini bana en güzel şekilde hissettirdi. Benim ilk göz ağrım, ilk evladım Salih’in sizin de evladınız, sizin de bir parçanız olması en büyük mutluluğum. Gösterdiğiniz bu içten teveccühe minnettarım. Henüz okumamış olanların da, okuduklarında aynı keyfi almaları en büyük dileğiyle…