Kimi zaman yanık bir türkü, kimi zaman asırlık bir deyiş, bazen ritmik bir şarkı, hatta kimi zaman sokağın isyanını haykıran bir rap… Bir yazar için uzaklara dalmanın, kelimelerin ötesine geçmenin anahtarıdır müzik. Türünün, dilinin, hatta içinde tınlayan enstrümanın ne olduğunun hiçbir önemi yoktur.
Dinlerken gözlerinizi kapamanıza bile gerek kalmaz. Notalar sizi alıp öyle bir ana götürür ki, bir bakmışsınız elinde kırmızı bir balon tutan o masum çocuğun gülümsemesini yakalıyorsunuz ya da parktaki salıncakta geçmişini tartar gibi usulca sallanan yaşlı bir amcanın iç çekişini duyuyorsunuz. Söyleyenin kim olduğu, neyi anlattığı önemsizleşir. Çünkü o anda, birkaç notanın arasına sıkışmış bütün bir hayatı yaşarsınız. Birkaç sesin arkasında, daha önce hiç tanımadığınız bir hayatı bulursunuz.
Sanki bir eve, en mahrem anına, kimsenin göremediği bir pencereden bakmak gibidir bu. Melodiler, size yalnızca sizin anlayabildiğiniz, şifrelerini yalnızca sizin çözebildiğiniz gizli bir dilden seslenir. O dil, sizi alıp kimsenin göremediği boşluklara, kimsenin dokunamadığı ruhlara taşır. Orada baktığınız her şey, sizin gözünüzden yeniden var olur.
Bu yolculuk o kadar gerçektir ki, bazen kendi kendinize mırıldanırken uyanır, bazen bir kahkahayla ya da gözünüzden süzülen bir damla yaşla gerçek aleme dönersiniz.
İşte bu noktada akla o kadim soru gelir: Yazar olmak, bir parça şizofreni değil midir?
Bence öyledir; ama bu, deliliğin değil, derin bir empatinin ve sınırsız bir hayal gücünün en saf halidir. Başka türlü, hiç tatmadığın bir acıyı nasıl anlatabilirsin? Hiç baba olmamışken bir evladın başını okşayan o şefkati nasıl hissedebilirsin? Hatta bir erkekken, doğum sancısı çeken bir annenin direncine nasıl tanıklık edebilirsin?
O sihirli melodiler yüreğinizin öyle bir köşesine dokunur ki, bambaşka birine dönüşürsünüz. Ama bu, öylesine bir başkalık değildir. Sevdiğin olursun, terk eden olursun; bir gecede zengin, bir ömür boyu fakir kalırsın; en bilge profesör sen olursun, en cahil de sen. Neyi istersen, neyi hayal edersen, o olursun.
Notaların arasında çıktığın bu yolculukta her şey olursun da, bir tek en az kendin olursun.